Doğumdan sonra gerçekleşen kusmalar oldukça normal bir şekilde karşılanır ve fizyolojik kusma ya da fizyolojik reflü olarak adlandırılır. Bebeklerde doğumdan sonraki 10 gün içinde başlayan reflü giderek azalır. Bebekler, sindirimde zorlandıkları için kusabilecekleri gibi bir hastalığa bağlı olarak da kusabilirler. Bu yüzden annenin bebeğini sürekli gözlemlemesi ve onu rahat ettirmesi önemlidir. Süt kesiği biçimindeki kusmalar normal karşılanırken, bebeğin kusarken zorlanması ya da kusmanın fışkırarak gerçekleşmesi durumunda anneye bir an önce bebek doktoruyla iletişime geçmesini tavsiye ediyoruz. Bu bakımdan, kusmanın sebeplerinin bilinmesi gerekiyor.
Kusmayı önlemek için önce kusmaya neyin neden olduğunu bilmek gerekir. Alerjik bir reaksiyon mu bebeğinizi kusturuyor, yoksa gazını çıkaramadığı için mi kusuyor? Bunu anlamak için onu gözlemlemek ve kusma ile birlikte başka semptomların olup olmadığını kontrol etmek gerekiyor. Sağlıklı bebekler az miktarda, beyaz, mukuslu, köpüklü ve asitli kusarken, bazen de birkaç defa ağız dolusu kusabilir. Yeni doğan bebeklerde kusmalar beslendikten hemen ya da 1-2 saat sonra gerçekleşir çünkü yemek borusuyla mide arasındaki kapak henüz olgunlaşmamıştır, kasılma yetersizliği vardır ve mide içeriği yemek borusuna kaçar sonra ağızdan atılır. Daha büyük bebeklerde ise besleme sırasında havayla karışan süt ya da mama yukarı doğru çıkabilir. Bebeğin doğumundan sonraki birkaç gün içinde başlayan fizyolojik gastroözofageal reflü denen bu durum ilerleyen günlerde azalır, 2 yaştan sonra devam etmesi beklenmez.
Anneler bebeğin kilo alması için, bazen ihtiyacından fazla besleyebilir. Bu da bebeğin fazla besini kusma yoluyla çıkarmasıyla sonuçlanır. Bu kusmalar ilk 1-2 yaşta hafifleyerek tamamen ortadan kalkacaktır. Bebekler bazen beslenme sonrasında, ağızlarından az miktarda besini çıkarabilir. Regürjitasyon denen bu durum genellikle sızıntı şeklinde olur ve kusma olarak değerlendirilmez. Bu tip çıkarmalar fizyolojik gastroözofageal reflünün belirtisi olabilir, bebek 6-12 aylıkken kendiliğinden kaybolur. Kusma sürecinin düzelmediği ve giderek arttığı durumlarda doktora başvurulması gerekir.
Doğumdan sonraki ilk günlerde yani yeni doğan döneminde görülen kusma nedenleri arasında mide-bağırsak enfeksiyonları, doğumsal metabolizma hastalıkları, bebeğin anne karnında amniyon sıvısını fazladan yutması, bağırsak hareketlerini sağlayan sinirsel uyarımın olmaması, böbrek üstü bezi yetmezliği, karaciğer-safra kesesi hastalıkları, kronik hastalıklara (akciğer, kalp, böbrek, kas ve sinir gibi) bağlı beslenme intoleransı ve bazı gıda proteinlerine karşı intolerans (süt proteini gibi) sayılabilir.
Yemek borusunun mideye bağlanan ucunun kapalı olması da şiddetli kusmalarla kendini gösterebiliyor. Bu sorunu olan yeni doğan bebeklerdeki en belirgin özellik doğduktan sonraki birkaç beslenme sonrası kusmaya başlamasıdır çünkü besinler yemek borusunda birikir. Kusmaya nefes darlığı ve morarma da eşlik edebilir.
Yemeklerden saatler sonra gerçekleşen ve öğürmenin eşlik ettiği, fışkırır tarzda ve burundan da gelebilen kusma daha endişe edicidir. Huzursuzluk, ten renginin solması gibi belirtiler de eşlik edebilir. Özellikle yeni doğan bebeklerde, ilk 24- 36 saat arasında görülen şiddetli kusmalar sindirim sisteminin herhangi bir yerinde görülen tıkanıklık belirtilerinden biri olarak kabul edilir. Bu şiddetli kusmaların en sık görülen nedenleri; bağırsak tıkanıklığı veya darlığı, bağırsağın belli bölümlerinin olmaması, karın organlarının göğüs içinde fıtıklaşması ve mide darlığı (pilor stenozu) olabilir. Bu tip zorluklar, acil cerrahi müdahale gerektirebilir.
Kusmada psikolojik faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle 1 yaşa kadar olan bebeklerde görülen uyum sorunu kusmaya neden olabilir. Anne-bebek arasındaki ilişki problemi, annenin gergin olması, bebeğe az ilgi göstermesi ya da bebeğin huzursuz bir ortamda büyümesi bu süreçte etkili faktörlerdir. Gerginliği hisseden bebek, kusarak tepkisini ortaya koyabilir.
Özellikle beslenme konusu, kusma problemlerinin aşılmasında ve önlenmesinde en dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. Bebeğin üşütmesi de kusmaya neden olabilir. Bu yüzden bebek sıcak tutulmalı ve kusmaya sebep olan üşütme problemi engellenmelidir.
6-12 aylık bebeklerde kusma genellikle ek besinlere geçildiği için gözlemlenir. Vücudun yeni besinlere alışma sürecinde kusma gibi rahatsızlıklar görülebilir. Bebeğin yemek yemeyi istememesi ya da reddetmesi de kusma problemine yol açabilir. Bir yaşından büyük bebeklerde ise kusma problemi nadiren görülür. Bir yaşından sonra görülen kusmalar yine beslenme konusuna bağlı olabilir. Bebeğe aşırı yemek yedirmek veya yağlı besinlerle beslemek kusmaya yol açabilirken enfeksiyon veya reflü gibi hastalıklar da bu soruna neden olabilir.
Bebeğiniz fışkırır gibi kusuyorsa bu ciddi bir durumdur. Böyle bir durum yaşandığında bir an önce doktora gitmeniz ve alerjik bir sıkıntı varsa, yediği içtiği şeylere dikkat etmeniz gerekmektedir. Bir tespitiniz varsa bunu doktorunuzla paylaşmalısınız. Fışkırır tarzda kusma;
Bebeklerde kusma değişkenlik gösterir. Bazıları az, bazıları ise ağız dolusu kusar. Genellikle bu kusmalar yeni doğan bebeklerde ilk aylarda görülür. Çünkü yeni doğan bebeklerde yemek borusu ve mide arasındaki mesafe henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Daha büyük bebeklerde sıkıntı yemek esnasında olur.
Beslenme sırasında süt, havayla karışır ve bu yüzden yemek borusundan yukarıya çıkar. Yanlış beslenme, bebeğinizin kusmasına neden olabilir. Bebeğinizi emzirirken hava yutması, emme hızı, gaz çıkartılmaması gibi etmenler kusmasına neden olabilir.
Bebeğiniz beslendikten sonra, az da olsa yediğini geri çıkartabilir, sonra tekrar yutabilir. Bu durumu kusma ile karıştırmamak gerekir. 1 yaşına kadar sürecek bu durum eğer uzarsa, doktorunuza başvurmanız gerekir.
Bu gibi çözümler de kusma probleminin önün geçemiyorsa ve bebek sık sık kusmaya devam ediyorsa, mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.
Kaynak: bebek.com